|
DAHİLİYE KASAD-D |
| ANA SAYFA | KASAD-D Nedir? | FAALİYETLER | DUYURULAR | İLETİŞİM |
|Sağlık bilgilendirme | Eğitim-Haberler |
|
Akademik haberler
|
En son makaleler
|
|
www.kasadsaglik.com Dr.Fatma CENGİZ
Konu Başlıkları:
Hipertansiyon Nedir?
Tansiyon Değerleri Yaşla Değişir mi?
Tansiyon Evreleri
Tansiyon Yüksekliğinin Sebebi Nedir
Hipertansiyonda görülen Şikayetler Nelerdir?
Tansiyon Nasıl Ölçülür?
Tansiyon Tedavisi
Hipertansiyonun Sonuçları
Hipertansiyon Nedir?
Uzun süreli yüksek kan basıncıdır. Son derece sinsi ve önlem alınmadığında damarların gittiği tüm organlara büyük zararı olan ciddi bir hastalıktır. Gerekli önlemler alınmadığında yaşamsal önemi olan kalp, böbrek, beyin gibi organlarda büyük ve geri dönüşümü olamayan hasarlara yol açmaktadır.
Kan basıncı, kalp tarafından pompalanan kanın tüm organlara gidebilmesi için gerekli olan kanın damarlara uyguladığı gerilim kuvvetidir. Tansiyon sistolik ve diyastolik olmak üzere iki sayısal değerden oluşur. Halk arasında büyük tansiyon olarak bilinen sistolik basınç; Kalp tarafından pompalanan kanın damara yaptığı en yüksek basınç, küçük tansiyon yani diyastol ise kanın damara yaptığı basıncın en düşük değeridir.Diyastolik basınç kalbin beslenmesini etkiler.
Tansiyon Değerleri Yaşla Değişir mi?
Yüksek tansiyon yaşla direk ilişkilendirilemez.. Ancak bir kişinin tansiyonunun yaşla artması, bu kişinin tansiyon hastası olduğunu gösterir. Tansiyonu yani kan basıncını etkileyen dört faktör vardır:
A. Kan damarlarına giren kanın hızı,
B. Damarın çapı,
C. Damar duvarının kayganlığı, sertliği, elastikiyeti,
D. Kanın yoğunluğu ve miktarı
Aşağıdaki tansiyon değerleri her yaştaki insan için geçerlidir.
2003 hipertansiyon komitesinin yeni sınıflamasına göre hipertansiyonun evreleri şunlardır:
Normal : 120/80 ve altında değeri olan kişiler, normal tansiyonlu olarak değerlendirilir.
Prehipertansiyon: 120-139 / 80-90 değerleri olan kişiler, ileride tansiyon hastası olmaya aday kişilerdir. Bu kişiler hayat tarzlarına dikkat etmeleri, sigara içiyorlarsa bırakmalı, egzersiz yapmalı,yedikleri yiyeceklere dikkat etmeli, tuzu özellikle azaltmalıdırlar.
Evre 1 : 140-159 / 90-99. Bu kişiler artık tansiyon hastasıdırlar. Bu hastaların bir doktora gidip tedavi olmaya başlamaları gerekmektedir. Aksi taktirde henüz hiçbir şikayetleri olmadığı halde bu tansiyon, önce kalbin yükünü artırdığı için kalbi yoracak, ardından damar sistemini bozacak ve böylece tüm organların beslenmesi azalacaktır. Bu hastaların ileriki dönemlerde kalp hastası, böbrek hastası, görme fonksiyonunun kaybı, ve strok (inme) gibi ciddi problemlerle karşılaşma ihtimalleri daha yüksek olacaktır.
Evre 2 : >160/100 değeri olan kişiler yüksek tansiyon hastası olarak değerlendirilir.
Tansiyon Yüksekliğinin Sebebi Nedir?
Yüksek kan basınçlı hastaların çoğunda ( %95 hastada ) bu bozukluğu açıklayabilecek bir hastalık yoktur. Bu duruma esansiyel (primer) hipertansiyon denir. Bu faktörlerin çoğunun bizim hayat tarzımızla ilgisi vardır.
Hipertansiyonda Risk Faktörleri:
Şişmanlık
Hareketsizlik
Cinsiyet ( Erkeklerde daha sık)
Yaş
Aile öyküsü
Sigara kullanımı
Diyet
Yüksek kolesterol
Böbreklerden su ve tuz atılımını kontrol eden sistemde anormallik
Diyetteki tuz miktarının fazla olması
Şeker hastalığı
Hipertansiyon ve tuz: Bazı kişilerin böbreklerinden tuz atımında problem olabilir. Bu kişilerin vücutlarında artan tuz miktarı, vücudun daha fazla su tutmasına neden olacak bu da kanın damarlara yaptığı basıncı artıracaktır. Toplumun çoğunda yüksek tuz tüketimi ile hipertansiyon arasında ilişki vardır.
% 5 hastada ise başka organ bozukluklarına bağlı tansiyon yükselir ki su tansiyona sekonder hipertansiyon denir. Bu hastalarda altta yatan hastalık tedavi edildiğinde tansiyon problemi de ortadan kalkacaktır. Bu problemler özellikle hormonel bozukluklar ve böbrek kaynaklı hastalıklardan kaynaklanmaktadır.
Hipertansiyonda görülen şikayetler nelerdir?
Hastaların çoğunda hiçbir şikayet görülmez. Rutin tansiyon ölçümü sırasında tanı konur.
Ense bölgesinde ağrı özellikle ani yükselen tansiyonda sıkça görülür. Bunun yanında nefes darlığı, çarpıntı, kulak çınlaması, baş dönmesi, baş ağrısı, sık idrara çıkma olabilir.
Tansiyon Nasıl Ölçülür?
Tansiyonu ölçmeden önce kişi en az 5-10 dk sakin bir yere oturmalı ve dinlenmelidir.
Kan basıncı civalı, aneroid ve elektronik cihazlar olmak üzere üç çeşit cihaz yardımıyla ölçülür. Sağlık merkezleride civalı tansiyon aletleri tercih edilirken, aneroid dediğimiz havayla ölçülen cihazlar da sağlık personeli ve halk tarafından tercih edilmektedir.
Klasik yöntem ile ölçüm kısaca şu şekilde yapılır. Kol giysisi omuza kadar sıvanır, üst kol tansiyonun aletinin manşon diye tabir edilen, içinde şişen lastik olan kısmıyla direk tene temas edecek şekilde sarılır. Bu kısım lastik bir tüp ile asıl cihazın manometre denilen kısmına bağlıdır. Bu kısımdan hava verilerek koldaki manşonun içindeki lastik kısım şişirilir. Bu şişirme işlemi, manometrede görülen 200 rakamının üzerine çıkılacak şekilde yapılır. Bu seviyede genelde kol atardamarı içindeki kanın aşağı akmasını engellenir. Bu sırada dinleme aletinin uç kısmı (diyafram) hemen dirseğin ön kol kısmında bulunan atardamarın üzerine yerleştirilmiş olmalıdır. Daha sonra manometrenin yanındaki düğme yavaş yavaş gevşetilerek, havanın yavaşça boşaltılması sağlanır. Damara dışardan uygulanan basınç azalmaya başlar. Kanın damar içinde akmasını sağlayan seviyeye gelindiği zaman kalp atımları gibi ses duyulmaya başlanır. İşte ilk duyulan ses sistolik, yani büyük tansiyonu gösterir ve manometrenin üzerindeki kadrandan okunur. Havanın indirilmesi işlemine devam edilir. Bir süre sonra ses duyulmaz olur. Kaybolduğu nokta ise küçük tansiyon yani diyastolik tansiyondur.
Bunun yanında piyasada çeşitli elektronik tansiyon ölçme aletleri mevcuttur.
Hipertansiyon Tanısı Nasıl Konulur?
1 hafta boyunca günde en az 3 kez aynı saatlerde, dinlendikten sonra ölçülen tansiyon değerleri bir kağıda kaydedilir. Bu değerler doktorunuz tarafından değerlendirilir.
Beyaz Gömlek Hipertansiyonu: Bazı kişiler evde ölçüldüğünde tansiyonu normal olduğu halde, bir sağlık kuruluşunda ölçüldüğünde tansiyon yüksek çıkmaktadır. Bu kişiler “sürekli kan basıncı ölçüm sistemi” kullanarak, tansiyonlarının süreklimi yoksa normal yaşamlarında normal tansiyonlu mu oldukları ayırt edilmelidir.
Hipertansiyon Tedavisi
Tedavi iki basamaktan oluşur
1. Genel Önlemler:
Tuz alımı azaltılmalı
Bol sıvı tüketilmeli
Beslenmede sebze ve meyveye ağırlık verilmeli
Zayıflamak
Egzersiz: düzenli ve haftada en az 3 gün yapılmalı
Sigara yasaklanır
Sarımsak, limon gibi sebzeler ilacın yerine geçerek tansiyonu düşürmezler
2. Yukarıdaki önlemlere rağmen kontrol altına alınamayan tansiyon hastalarına ilaç tedavisi başlanır.Hipertansiyon tedavisi ömür boyu sürer. Bu nedenle ilaçların sürekli olarak kullanılması gerekir. İlaca bağlı bir yan etki geliştiğinde kesinlikle doktora danışarak değiştirilmesi veya bırakılması gerekir.
Hipertansiyonun Sonuçları
1. Kan Damarları
Damar kalınlaşması, sertleşmesi, damar elastikiyetinin kaybolması.
2. Beyin
Sistolik kan basıncı >160 olan ve tedavi altında bulunmayan hastalarda inme riski 4 kat artar. Ayrıca beyin kanaması gelişebilir.
3. Kalp
Kalbin yükünü artırır ve daha çok çalışmasını sağlar. Koroner arter hastalığı ( angina, kalp krizi, kalp spazmı), Kalp yetersizliğine sebep olur.
4. Göz
Damar zedelenmesine bağlı göz beslenmesinde bozukluk görme kaybına kadar ilerleyebilir.
5. Böbrek
Böbrek damarlarında ateroskleroz neticesi böbrekler küçülür, kısr döngüye girerek malign hipertansiyon ve kronik böbrek yetmezliği gelişebilir.
| ANA SAYFA | KASAD-D Nedir? | FAALİYETLER | DUYURULAR | İLETİŞİM |
Kasad-d Kadın Sağlıkçılar Dayanışma Derneği
Dernek Başkanı: Op.Dr.Gülhan CENGİZ