HASTA DOKTOR SORU CEVAP 

          KASAD-D

 

  ANA SAYFA   |   KASAD-D Nedir?   |   FAALİYETLER   |   DUYURULAR   |   İLETİŞİM

 

Konular

 

Sağlıkta güncel haberler

Kongreler- duyurular

İlk yardım        

Aciller 

Hemşirelik eğitimi

Beslenme

Diş hekimliği

Dahili branşlar

Cerrahi branşlar

Laboratuar branşlar

Yeni ilaçlar

Sağlık mensubu sorunları

Sağlık mensubu anıları

Sağlık sorunları

Linkler- sağlık dernekleri                

Hasta - doktor-soru-cevap

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sorularınızı aşağıdaki adrese sorabilirsiniz, en kısa sürede cevaplandırılacaktır.

 

    info@kasadsaglik.com

 

Soru ve cevaplar

 

 

Metin Kutusu:              

 

 

 

OZON

TEDAVİSİ

İstanbul-Başakşehir

İletişim: 05557371236

Tıbbi Ozon Tedavisi

 

 

Hizmetinizde

Sağlık sitesi

 

www.kasadsaglik.

com

Sizin siteniz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Ayın konuları  

 

 

Kalp sağlığı

 

 

 

 

KANSER BELİRTİLER, KORUNMA VE TEDAVİ YOLLARI

Kanserde beslenme

Kanserde diyet ve tavsiyeler

KANSERDE ŞİFALI GIDALAR

Onkolog.Dr.Huriye Şenay KIZILTAN (YÜCESAN)

 

 

Kasad-d derneğine katkı için siz de buraya reklam verebilirsiniz

Sorular

22 haftalık gebeyim, erken diastolik çentiklenme olduğu söylendi. Raporumu gönderiyorum. Cevap yazarsanız sevinirim

 


Geçmiş olsun. 22 haftalık gebelikte erken diastolik çentiklenme normaldir.
30. haftaya kadar kaybolması gerekir. Kalp odacığındaki genişlik normal
sınırlarda, şimdilik endişenmenize hiç gerek yok. Bol yeşilllik, sebze,
meyve yiyin, doktorunuz vitamin takviyesi vermiştir herhalde, aşırı
yorgunluktan kaçının. 30 haftalık olunca tekrar doppler baktırın ve
bildirin.

iyi bayramlar ben 4.5 ay önce suyum erken geldiği için sezeryan doğum
yaptım.hamileliğimin başında  yumurtalığımda 8 cm kist olduğu anlaşıldı
ama birşey yapılamadı şimdi kistim iki tane biri 6 diğeri 9 cm olmuş nasıl
tedavi olablirim nasıl korunurum(emziriyorum)


Cevap:Muhakkak kadın doğum doktoruna görünmelisiniz

merabalar remixin diye bi ilaç varmış adet agrılarına iyi geliyomus dıye
duydum.doktora gitmeden kullanmaya
baslamalımıyım yoksa önce doktora mı
gitmeliyım.kullanan kisiler cok memnun. bide ne kadar süreyle kullanmalıyım
.
tesekkürler.



Cevap:Doktora görünmeden kullanmayınız

 

merhabalar annem  47   yaşında sırasıyla sayıcak olursak beyin damarlarında
tıkanıklık sonucu felç geçirdi iki defa daha sonra kalp damarları tıkandı ve baypaas
ameliyatı oldu 1.5 yıl öncede sürekli mide ağrısı şikayetiyle birçok doktora gitti
ve ankarada yapılan endoskopi ve bazı tetkiklerden sonra midede tümör olduğu
söylendi ve ameliyat oldu ön tanı olarak mide ca olduğu söylendi patoloji sonucunda
tümör dokusu mide tüm duvar katlarını tutmakta çevre yağ dokuyu infiltre etmektedir
tümör dokusu taşlı yüzük hücresi morfolojisindedir ve yeryer ekstrasellüler müsin
gölcükleri içermektedir mide proksimal ve distal cerrahi sınırda tümör
izlenmemektedir metastatik lenf nodlarından ikisinde  tümör dokusu ekstra kapsüler
yayılım göstermektedir küçük kurvatur çevre yağ dokusunda izlenen ve izole serbest
tümör hücre adaları içeren 2 adedt lenf nodundan birinde tümör hücreleri
histokimyasal çalışma olan alcian -blu PH2,5 için alınan kesitte kaybolmaktadır
diğer lenf modunda ise izole tümör hücreleri lenfatikler içerisinde izlenmiştir.TANI
az difaransiye adenokalsinoma,lauren diffüz tip ,mide,suptotal
gastrektomi.adenokalsinoma  metastazı,mide küçük kurvatur çevresi yağ dokusunda
izlenen 4 adet ,büyük kurvatur çevresi yağ dokusunda izlenen 2 adet lenf nodu
,operasyon.izole tümör hücre adaları,mide küçük kurvatur çevresi yağ dokusunda
izlenen 2 adet lenf nodu ,operasyon. reaktif lenfoid hiperplazi ,mide küçük kurvatur
çevresi yağ dokusunda izlenen 19 adet büyük kurvatur çevresi yağ dokusunda izlenen
10 adet omentumda izlenen 2 adet lenf nodu operasyon . sonuçlar böyle sitenizde
bahsetiğiniz kürü uygulamak istiyoruz ama bu kürü 25 karanlıkta bekletilyormuş ama
siz böyle bir açıklama yapmamıisınız kürü hazırlayıp hemen  verellimmi bekletmeden
ve diğer kürleride aynı andamı  kullanalım yoksa kür bitincemi aslında en çok yapmak
istediğimiz çörekotu ve bal ama annemde şeker olduğu için yapallımmı bilmiyorum siz
ne dersiniz ve midesinin 3-1 alındığı için çörekotunu sindirebilirmi çünkü annem sol
tarafından felç geçirdiği için bağırsakları iyi çalışmıyor siz hangisini
öneririsiniz kemoterapinin yan etkilerini en aza indirebilmek için  neler
yapabiliriz  ve bu kürleri kemoterapi sırasında uygulayabilirmiyiz  annemin durumu
çokmu kötü hiç açıcı birşey söylenemezmi çok teşşekür ederim beni aydınlaırsanız çok
sevinirim .


Cevap:Geçmiş olsun, annenizin tümörü çok hızlı ilerleyen bir hücre tipinden
oluşuyor. Yapılan ameliyat tek başına yeterli olmaz. Ayrıca bütün mide
çıkarılsa idi daha iyi olurdu.Radyoterapi ve kemoterapi muhakkak
yapılmalıdır. Sarmısak limon kürü için 25 gün beklemenize gerek yok.Çörek
otu sindirimi kolaylaştırır. Çay olarak da kullanılabilir.Şeker
hastalarında tarçın da faydalıdır. Bütün bunların hepsini birden
uygulayabilirsiniz fakat, başka rahatsızlıkları da olduğundan dozunu
hstaya göre ayrlamak gerekir. Kemoterapi esnasında bu tedaviler kesilir.
Kemoterapi kürleri arasında tekrar başlanır.
Allahtan ümit kesilmez. Nekadar dikkat eder, peşini bırakmazsanız o kadar
iyi olur genelde. Geçmiş olsun.

 

Annemin raporu kötü mü, iyimi, yorumlar mısınız?


 

Bundan bir ay kadar önce annem ameliyat oldu,teşhis rahim kanseriydi.bu gün patoloji raporunu aldım ama tam aydınlanamadım. rapordaki mikroskobik bulgular ve tanı kısmını aynen yazacağım.bu raporu anlaşılır bir dille benim için yorumlarsanız çok sevinirim.durum iyi mi kötü mü bilmek istiyorum.şimdiden teşekkürler.

TANI:
 
- LEİOMYOM NODÜLÜ (2adet); uterus
- KRONİK SERVİSİT; serviks
- FOLLİKÜL KİSTİ; sol over
- İNAKTİF ENDOMETRİUM; uterus, TAH+BSO


 

Cevap: Raporda rahim kanserine ait bir bulgu yoktur.Eğer anneniz gerçekten rahim kanseri idi ise ancak çok erken evrede olabilir. Ameliyat öncesi yapılan probe küretajla muhtemelen tamamen temizlenmiş olabilir. Veya kanser olmadığı halde siz yanlışlıkla kanser olduğunu düşünmüş olabilirsiniz.  Leiomyom nodülü demek düz kaslardan menşeini almış iyi huylu tümör demektir. Kansere dönüşme olasılığı yaklaşık binde 1dir, yani çok nadirdir. Kronik servisit, rahim boynundaki eskiden varolan ve devam eden bir iltihabi durumu ifade eder. Follikül kisti normalde gençlerde bulunan basit bir kisttir.Menopozdan sonraki kadınlarda takibi gereken bir durumdur. Ancak zaten ameliyat olmuş ve sonuç temiz geldiğinden bu konuda da endişe edilecek bir durum yoktur. İnaktif endometrium menopoza girmiş bir kadının rahimini ifade eder. Normal bir durumdur. Geçmiş olsun.

 

merhaba benim problemim! özel bi hastaneye problemim nedeniyle utrasona girdim
boğazımın sol tarfında 9 cm büyüklüğünde bi nodülmü desem ne desem şimdi unuttum
tiroid bezim desem öuyle bişey dedi var dediler...ve yaz olduğunda yani sıcaklarda çok daraltıyo beni boğulacak gibi oluyorum
 halsiz oluyorum başım ağrıyo canım hiç bişey yapmak istemiyo bişey daha dikaktinizi çekmek istiyorum:  bu nodülmü herneyse bunda hiçbi büyüme veya küçülme falan olmuyomuş...



 Cevap:
Geçmiş olsun, 9cm çok büyük, 9mm olmasın?, dışardan görünüyor mu? ele
geliyor mu? Kan tahlilleriniz ve raporlarınız varsa gönderirseniz bilgi
verebiliriz.

 

merhaba  ben 1 yıl önce timektomi  ameliyatı oldum  sonuç ise  timoma ile
metastatik  karsinoma arsında kalındı  bazı patologlar ise  timus artefaktı dedi
.eylülde girdiğim pet ct de  sonuç gayet  güzel  fakat  şubat ayındaki pet ct de 
ise sağ  sternoklaviküler  eklem arkasında 1.5 cm yumuşak doku  kitlesi görüldü 
gece terlemesi  ile anladım diyebilirim   .....şimdi benim nasıl bir yol izlemem
gerekli  2 ci ameliyat  görülüyormu  ..yada  olmasam ne olur  şimdiden teşekkürler 
......... 

Cevap:Geçmiş olsun, size mesaj yazılmamış, unutulmuş, kusura bakmayın,  Timoma iyi huylu ise etrafa nadiren yayılır. Lenf bezi yayılımı da
nadirdir. PET CT sonucundaki SUV değeri bu konuda daha çok yol göstericidir. Patoloji ve film raporlarınızı gönderebilirseniz daha
ayrıntılı bir cevap verebiliriz.
Soru:dayım 48 yaşında.iki aydır teşhis konulmuş ve hastalık III.evrede küçük hücreli
akciğer kanseri.tümör üzerinde hücre türüyor ve ameliyat uygun görülmedi.beyin temiz
şu an.kemoterapiye başlandı.ancak yararlı olmadı ve kemoterapiye son verildi.doktor
onayıyla bitki tedavisine başlandı.yaklaşık 3 milyar tutan bu tedavi bir sonuç yani
kemoterapi tedavisiyle eş tutulabilir mi? zaman kaybı mı olur bitki
tedavisi?hastamız için uygun olan ne? bilgisiziz bilgilendirilmeye ihtiyacımız var.
teşekkürler
Geçmiş olsun evre ııı akciğer kanserinde artık bir çok hastada ameliyat
yapılabiliyor ve sonuçları da daha iyi oluyor. Ancak henüz Türkiyede
malesef alışkanlık haline gelemedi. Kemoterapi fayda vermiyorsa ilaçlar
değiştirilebilir. Daha önce kullandığı kemoterapi ilaçlarını bize
bildirebilirseniz bu konuda daha çok yardımcı olabiliriz. Bazı türlerde
kemoterapi fayda etmez. Radyoterapi de bir seçenektir. Ancak 8cmden büyük
tümörlerde sakıncalı olabilir. Bitkisel tedavi de tümör küçültebilmek için
başvurulabilecek bir metoddur.Hangi tür bitkilerin kullanıldığını
bildirirseniz daha çok yardımcı olabiliriz.Ananastan elde edilen
bromelain, sarmısak ve limon karışımları, yeşil çay, çörek otu bal
karışımı ve domatesten elde edilen likopen akciğer kanserinde faydası
gösterilmiş bitkilerden bazılarıdır.

Tümör küçüldükten sonra ameliyat için muhakkak tekrar değerlendirilmelidir

Kız kardeşim 33 yaşında ve kendisi de doktor olup Halk Sağlığı
uzmanıdır.İbni Sina Hastanesinde ameliyat edilerek sağ uyluk bölgesinden
ortalama 10 cm ebatlarında bir kitle çıkarıldı. Çıkarılan bu kitledeki
tümörün ebatları ise 4x4.5x5 cm boyutlarındadır.
Patoloji raporuna göre: high grade, mikzoid liposarkom teşhisi konuldu.
Cerrahi sınırların temiz çıktığı da patoloji raporunda belirtilmiş.
Evrelemesi ise: EvreII-B olup T1M0N0 sınıflandırılması yapıldı. Bu hastaya
radyoterapi ve kemoterapi önerildi. Kemoterapinin şart olup olmadığı
konusunda tereddütteyiz. Konu ile ilgili tarafımı bilgilendirmenizi rica
ediyorum. Yukarıda belirtmediğim birkaç detay da şunlardır:

1) Çıkarılan tümörün tam olarak yeri şu şekilde: SAĞ UYLUKTA VE BACAĞIN ÖN
YÜZÜNDE SUBCUTAN-FACİA ARASINDA YERLEŞMİŞ BİR TÜMÖR. KAS DOKUSUNA İNVAZYON
GÖRÜLMEMİŞ. TÜMÖR, FACİA İLE BİRLİKTE ÇIKARILMIŞ.

2) Bunun yanı sıra patoloji raporunda belirtilen bir detay da şu: Cerrahi
sınırlar temiz olmakla beraber bir örnekte tümöre ait hücre kümelerinin
0.5 cm SINIRA YAKLAŞTIĞI görülmüştür.

3) Aslında bir çıkmaz daha yaşıyoruz bu olayda. İki farklı patoloji
hocasının değerlendirmeleri de farklı. Üst başlık da anlaşıyorlar
(mezenşimal malign tümör). Ancak alt başlıkdaki yorumları farklı (birisi
mikzoid liposarkom, diğeri de mikzoid kondrosarkom olduğu düşünülmektedir,
ifadesi kullanmışlar). Bu durum, cerrahi sonrası hastalığın tedavisinde
önemli midir acaba? Yoksa her iki tümör tipine uygulanacak tedavi aynı
mıdır? Ayrıca bu iki tümör tipinin prognozları benzer midir? Bunları da
öğrenmek istiyoruz.

4) Tümör tipinin alt başlığının belirlenmesi için Türkiye'de daha ileri
tetkiklerin yapıldığı laboratuvarların olup olmadığını da öğrenmek
istiyoruz.

Merhaba, hastalık yüksek gradeli olduğundan cerrahi sonrası kemoterapi ve
radyoterapi gerekir. Myxoid kondrosarkom çok nadir rastlanan bir tümör
olduğundan ikinci ihtimal daha kuvvetlidit. Myxoid liposarkom yüksek
gradeli tümörlerde ifosfamid içeren kemoterapiler doxorubicin içerenlerden
belirgin olarak daha iyi netice vermektedir. Kondrosarkom da olsa yine de
kemoterapi gerekecektir.

Cerrahi sınırın 0.5cm yakın olması yüksek grade olmasından kaynaklanır.
İlave bir cerrahi girişimin avantajı yoktur.

Ki-67, nondiploid DNA yüksek düzeyde ise kötü işaret olabilir.MDM2 onkojen
mes.RNAnın ise düşük düzeyde ise bu da kötü gidiş işareti olabilir. 
Bunlar genelde patoloji raporu ile birlikte bildirilirler. Bildirilmemişse
bu bilgileri verecek bir merkezde patolojideki mevcut biopsi bloklarınızı
isteyerek yeniden test ettirebilirsiniz.  Kanser dietini de ihmal etmeyin,
www.kasadsaglik.com/kansdiet adresinden yararlanabilirsiniz.Geçmiş olsun.

Merhaba, Ben 2.5 sene önce mide kanseri ameliyatı olan ablamın sintigrafi sonuçları ile ilgili bilgi almak istiyorum. Mide ameliyatı sonucunda mide ile beraber tümör tamamen alınmıştı. Ameliyat sonrasında radyoterapi tedavisi gördü.
Ameliyat sonrası tetkiklerinde bundan altı ay önce bel ve omuzundaki ağrılar sonucunda yapılan tetkiklerde kemoterapi yapılmasına karar verildi ve kemiklerindeki kırılmalar sonucu beline çimentolama yapıldı. 4 kür
kemoterapi yapıldı ve kemoterapi sonucunda hastalığın tedaviye cevap vermediği hatta ilerlediği  sonucuna varıldı. Yapılan tetkiklerde midede nüks olmadığı karında asit sıvısı biriktiği kemiklerde metastaz olabileceği
düşüncesiyle tüm vucut kemik sintigrafisi çekildi .anılan raporu size yazıyorum.

TÜM VUCUT SİNTİGRAFİSİ

 
Tc99nm MDP ile yapılan tüm vücut kemikleri sintigrafisinde ,üst torokal, vertebralar hiperaktif olarak izlenmektedir. Anteriordan manibrium sterni ile sağ sternoklaviküler eklem,sağ humerus başı hiperaktif olarak
izlenmektedir.sağ hemipelviste ,sağ asetabular çatı ve sağ pubik kemik hiperaktif olarak izlenmektedir. Her iki femur hiperaktif olarak izlenmektedir.

SONUÇ: tarif edilen alanlar primer hastalığın iskelet sistemine multipl metastazına bağlanmıştır.

Bu sonucu etkileyen başka faktörler olabilirmi? Ablam zaten kanser olmadan öncede belinden rahatsızdı. Belinde disk kayması bulunmaktaydı. Ayrıca ileri derecede kemik erimesi bulunmaktaydı. Doktorların söylediğine göre kemikleri ufalanma düzeyindeydi. Şimdi ise  yukarıdaki sonucu kansere bağlayıp tekrar
radyoterapi yapıyorlar ayrıca sağlık bakanlığından izin alıp detotaksel adlı kemoterapi ilacını uygulayacaklar.radyoterapi olmazsa felç olabileceğini hatta hastayı kaybedebileceğimizi söylüyorlar .

Ablam kemoterapi olmadan önce daha sağlıklıydı ,yapılan tedaviler sonucunda yürüme zorluğu çekiyor .Bu konuda beni acil aydınlatabilirseniz çok mutlu olacağım. Şimdiden teşekkürler
 


Cevap: Bu durumda eskiden ileri derece kemik erimesi olması nedeni ile
kemoterapiye başlamadan önce MR tetkiki ile gerçekten metastaz olup
olmadığı teyit edilmelidir.Çünkü kemik erimesinde de sintigrafide artmış
aktivite görülmesi doğaldır.MR tetkiki de net bir sonuç vermezse ve
hastanın genel durumu müsaitse biopsi alınarak kesin teşhis konabilir.
Daha önce kemoterapi fayda etmediğine göre docetaxelden de çok iyi bir
netice beklenemez. Karındaki su analiz edilerek mide kanserinin
yayılmasına bağlı olup olmadığı belirlenmelidir. Tetkik sonuçları
bildirildiği takdirde ilave bilgi verilecektir, geçmiş olsun.

Babam miğde kanseri ve karaciğer metastzı teşhisi ile kemoterapi görüyor. Tetkiklerini gönderiyorum. Siz ne tavsiye edersiniz.


Babanızın raporlarını inceledim. Şeker hastalığı daha önceden varmıydı? Varsa kaç yıldır var, yoksa tokluk şekeri mi bakılmış. Böbrek yetmezliği var. Karaciğer yetmezliği olduğu bildirilmiş ama tahlillerinde normal görünüyor. Karaciğerinde 4-5 adet metastaz yani yayılım var. Eğer şeker hastası ise bu kemoterapinin verilmesi biraz zor çünkü decort veriliyor, çok yakın takibi gerekir. Böbrek yetmezliği olduğundan her tedavi öncesi kreatin klirensi yapılarak doz ayarlaması gerekebilir. 3. kemoterapi öncesi muhakkak tomografi tekrarlanarak tümörün küçülüp küçülmediği kontrol edilmelidir. Tümör küçülmezse kemoterapi ya kesilir, ya da değiştirilir.
 
Kemoterapi aralarında destekleyici tedavi ve diyet verilmesi çok önemlidir. Toksinlerin rahatça atılması için 20 günde 1 lavman ve sarmısak limon karışımı faydalı olabilir, sindirimi kolaylaştırmak için çörek otu, bromelain gibi bitkiler faydalıdır. Arnavut biberi faydalıdır. Gıda problemi olabileceğinden midenin karına ağızlaştırılması hastayı rahatlatabilir. Karaciğer güçlendirici enginar, deve dikeni, karahindiba, dut her gün yenmelidir. Geçmiş olsun.



Merhaba 20 aylık bir kızım var ve iki gün önce
çene altında bir şişlik farkettim

ve bugün bir kbb doktoruna götürdüm ultrasonda
11*8 mm çapında internal eko içeren kistiğe
rastlandı.

Fakat 9 haziranda renkli ultrasonla içinde
enfeksiyon olup olmadığı incelenecek.

Sizce bu kist ne kadar önemlidir? ayrıca cerrahi
girişim gereklimidir? bana bir yorum
yapabilirmisiniz

çünkü kistler ve kitleler herzaman beni
korkutmuştur ve sonuç için bir ay beklemeliyim nolur

bana bir cevap yazın teşekkürler.

Cevap:Çene tam orta hattamı, yoksa sağ veya solda mı kist olduğu söylendi.
Raporu tam olarak gönderebilir misiniz? Muhtemelen bir lenf bezesi
olabilir. Antibiyotik tedavisinden sonra tekrar kontrol edilmeli, eğer
büyüme olursa parça almak üzere değerlendirilebilir.

Su an 33 yaşında olan kardeşim 2003 yılında tükrük bezi yağ
dokusunda adonoid kistik karsinom bulgusu ile ADANABAŞKENT HASTANEsinde ameliyat
oldu.ve 1 ay sonra kemotorapi ve ıiın tedavisi yapıldı.2006 yılına kadar bir
problem yoktu.2006 yılında akciğer ve göz sinirlerine giden merkeze metastas

-          Yaptığı söylendi.ve 2006 yılında tekrar kemotorapiye
alındı.Sispilatin denilen ilac uygulanmış.fakat har 3 ay lık kontrollerinde 1
er cm tümör büyüdü.son 1 yıl hicbir tedavi yapılmadı.Şu an akciğerde 3,5 4
cm yi bulan birkac ve yaygın tümör var.tesbih tanesi gibi.ışın ve ameliyat
önerilmiyor.Başınada ışın verile

-          miyor.Beyin zarı koruduğu için kemotorapininde faydasının
olmayacağı söylendi.Şu an yeniden kemotorapiye başlandı.fakat işi Allaha
bıraktılar ve son döneme girildiği söylendi.Biz halbuki akciğer ve basa
metastas yapmamışken erken dönemde başvurmuştuk.Kemotorapi fayda vermeyecek ise
hastanın

-           bağışıklık sistemini çörkerten kemotorapi neden devam ediliyor.

-          

-          Size sorum ,Baş Boyun tümörü  için iyi gelebilecek ilaç veya
özellikle bitki varmı? (zencefil zerdecal gibi)
 


Cevap: Boswellia, shark cartilage, omega3 ve 6, skulamamin (balık yağı), zencefil baş boyun tümörlerinde ana tedavinin yanında verilebilecek destek tedavilerdir.


 


Sayın Yetkili bende AORD damarında genişleme var.doktorum marfan hastalıgı dedi size
sorum buhastalıgın alternatif tıpta tedavisi varmı damarın kasları eriyormuş

Cevap:Geçmiş olsun, sorunuza geç cevap verdiğim için özür dilerim, Coenzim Q 10,Karnitine kullanmak hastalığınıza fayda
edebilir. Bunlar bitkisel kaynaklı ilaçlardır. Doktor kontrolünde dozu ayarlandıktan sonra 3 ay kullandıktan sonra
hastalığınızın gidişatı hakkında bilgi vermeniz gerekir, tekrar geçmiş olsun.


Merhaba.73 yaşındayım çocukluğumda ve gençliğimde nedeni bilinmeyen ayak bileklerim şişerdi
ve çok ağrırdı istirahat edince 2 günde geçer çok ayakta kalınca gene
şişerdi.Askerliktede aynı şey devam etti ve sakat raporu verdiler.29 yaşında
Almanyaya gittim,daha az aralıklarla oradada şişti istirahat edince 
geçiyordu. Almanyada bir doktor kan tahlili yaptı ve senin kanında zayıf pozetif var
dedi. Bana Beicelin diye tablet verdi günde bir tane alacan ve buğazına kadar bu
hapla doluncaya kadar dedi
hapları almaya başladıktan bir müddet sonra Kalbimde ritm bozukluğu başlayıca,bende
haplardandır diye kestim. Ayaklarım eskisi kadar sık olmamakla beraber genede arada
bir şişiyordu.15 yıl yurt dışında kaldıktan sonra Türkiyeye döndüm ve çalışmaya
başladım eskisi kadar şişmiyordu ayaklarım.
2001 de kendimi kaybetmeden kalp krizi sebebi ile Siyamiersekte  %95 tıkanmış olan
bir damara stend taktılar,çok rahatladım. 2006 da  sol bacağımda ve ayağımda  daha
fazla uyşma ve yanma 
olarak her iki bacağımda şişme olmaya başladı.Siyamierseke gittim bacaklarıma ultra
son ile baktılar
birşey gözümediğini söylediler. Bir zaman sonra tekrar gittim, ultra son ile Kalbe
baktılar birşey bulamadılar. yüksek tansiyon için Adalat verdiler 2+30,mg
---+MicardisPlus 80/12.5 tablet +1
ayrıca Monodur 60 mg +1 alıyorum  ---  ve Plavix
Bir buçuk yıldır bacak ve ayaklarım şişiyor istirahatlarda iniyor fakat uyuşma,yanma
ve iğneler batma
artarak devam ediyor. Kan şekerim normaldir.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Cevap:Geçmiş olsun, Bacaklarınızdaki şişmeler muhtemelen beyaz kan
damarlarındaki bir yetmezlikten kaynaklanıyor olabilir. Kalp damarlarınız
için kullandığınız ilaçlar damarları genişlettiğinden şikayetlerinizin
artması doğaldır. Kalp yetmezliği varsa şikayetleriniz bu sebeple de
artmış olabilir. Kalp ultrasonu dediğiniz ekokardiografi tetkiki normal
denmiş fakat tekrar edilmesi gerekir. Ayrıntılı bir muayene ile birlikte
telegrafi, EKG, rutin biyokimya tetkikleri yapıldıktan sonra ilaçlar tekrar
düzenlenebilir. Kendi kendinize ilaçlarınızı kesmeyiniz. Tetkik
neticelerini bildirirseniz daha çok yardımcı olabiliriz, geçmiş olsun

Cevabınıza çok çok teşekkür ederim. Teşhissiniz doğru çıktı Kalp yetmezliği
olarak.Dör gün önce SSK ya gittim, çok kapsamlı tahlil için kan verdim,birinci sayfa
HEMATOLOJİ öteki sayfa BİYOKİMYA aynı sayfa altınde İDRDR FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
normal..Ayrıca bir sayfa daha İDRAR tahlili vardı,o da normal --- 4. sayfa SEROLOJİ
CRP (nefelemetrik) *1.13           0.0 - 0.8  işte bu biraz fazla dedi ama zayıf
olduğunu söyledi. Sonra beni EKG ye gönderdi, neticeyi doktora verince kalp
yetmezliği olduğunu söyledi. Bunu bana ANJİYO yapılırken'de söylemişlerdi. Doktor
hanım bu neticelere göre 2 ayrı tablet yazdı,biri Digoxin-Sandoz 0.25mg hergün
yarım,sabah tok..Ötekisi DESAL 40mg 3 günde bir tane sabah tok.Doktora sormaya
unuttum bu verdiği ilaçlar bitince tekrar alacakmıyım diye.Birde bu Plavix 75 mg
tableti 2 günde bir tabet alıyorum,çünki korasprin alıyordum hastanede
yatarken,doktor korasprin aldığın için kanama oldu demişti, Plavix'e devam
etmeyeyimmi? yada onun yerine ne alayım.Plavixi mana stent takıldığı zaman
vermişlerdi kısa bir süre için.Çok muhterem Doktor Bey  beni çok aydınlattınız,size
nekadar teşekkür etsem azdır.Saygılarımla.

 


Geçmiş olsun, plavix özellikle ilk 3 ayda aspirinle birlikte kullanıldığı
takdirde stent takılan damarda yeniden tıkanma riskini azaltıyor. 11 ay
devam edilenlerde daha da iyi netice alınabilmektedir. Fakat fazla bir
faydası yoktur. Bu nedenle kanama varsa 3 aydan sonra kesileblir. LDL
kolesterolün 100ün altında tutulması çok önemlidir. Romatizmal hastalıklar
da damarın kolayca tıkanmasına sebep olduğundan arada bir nefelometrik CRP
baktırmak gerekir. Yüksekse iltihap odağı belirlenerek gerekirse
antibiotik almak da fayda edebilir. Kanamanızın nerede olduğunu bilmediğim
için ancak bu kadar bilgi verebiliyorum, geçmiş olsun.


 

merhaba, ben pazartesi günü, 6 gün önce, sağ alt çenedeki yirmilik dişimi çektirdim.
o günden bu yana ağzımı tam olarak açamıyorum. diş fırçalamakta bile zorlanıyorum.
iyice açmaya zorladığımda sağ şakağımdan boğazıma kadar uzanan baskı ve ağrı oluyor.
bu durum normalmi, zamanla geçermi, ne yapmam gerekir,
yardımcı olablirseniz sevineceğim, şimdiden teşekkürler.


Cevap: Merhaba, 20lik diş çekimlerinden sonra bazen trismus denen çene
kaslarında kasılma nedeni ile bu tür şikayetler olabilmektedir. Eğer
ağız açılmadığında ağrı olmuyorsa önemli değildir. Zamanla rahatlar.

Gamakuil filmtb adlı ilacı doktor kontrolünde önce yarım tb başlayın, fayda etmezse bir
tablet yatmadan önce için, geçmiş olsun

 

Bebeğim,dişlerimdeki tüm kalsiyumu aldı.Onun için doğumdan sonra pekçok çürüğüm oldu.Sebebi nedir?


Cevap:Anneler hamileyken yetersiz beslenirse feutus, ihtiyacı olanı annenin dişlerinden değil kemiklerinden alır.Doğumdan sonraki çürükler ,hamilelik başlıngıcında görülen kusmalar nedeniyle ağızdaki asidik ortamın artması ve etkili bir diş bakımının olmamasından kaynaklanır. 


Hamilelikte hangi nedenler bebeklerin dişlerini etkiler.? 


Cevap:Hamile kadının bir virus veya enfeksiyon nedeniyle ateşinin yükselmesi,feutusda diş yapısının kalitesini azaltır.Yine hamile kadının tetrasiklin grubu antibiyotik kullanması oluşmakta olan süt ve daimi dişlerin rengini ve yapısını etkileyebilir.Bu durum ,annenin aldığı tetrasiklinin miktarına,süresine ve hamileliğinin hangi evresinde aldığına göre değişir.Ve erken doğum,bebeğin diş germleri doğuma yakın mineralize olduğundan çoçukta erken çürümelere sebep olur.

 

Dişetleri neden kanar?


Cevap:Çoğunlukla yeterli ve etkili fırçalamamaktan kaynaklanır.Fırçalama yeterli yapılmaya başladığında birkaç gün içinde kanama durur.Buna rağmen kanıyorsa başka sebepler araştırılır.

 

Diş çürümesi genetik midir?


Cevap:Hayır.Genetiğin rolü çok azdır.En önemli sebep alışkanlıklardır.Dişlerin düzenli fırçalanmaması,ara öğünlerde sık atıştırma,şekerli yiyecekleri çokça tüketmek.

 

Ağız kokusu neden olur?


Cevap:En önemli sebep yine dişlerin düzenli ve etkili fırçalanmamasıdır. Bunun dışında;öz.sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar,şeker hastalığı,böbrek yetmezliği,karaciğer yetmezliği,metabolizma hastalıkları,mide ve bağırsak hastalıkları ağız kokusuna sebep olurlar.Fakat başlangıçta söylediğim gibi en önemli sebep etkin fırçalamamaktır.

 

Dişeti hastalıklarının sebepleri nelerdir?


 

Cevap:Bakteri plağı,sigara,genetik faktörler,hormonal değişiklikler ,stres,ilaç kullanımı ,diş sıkmak ve gıcırdatmak,diabet hastalığı,kötü beslenme ,kötü yapılmış dolgular ve protezler. 

 

merhaba. ben 20 yaşındayım.bu zamana kadar cildimde birçok sivilce meydana geldi.özelliklede burnumda.fakat burnumda meydana gelen sivilceler hep şişik olarak kaldı.bu şişikleri aldırmak istiyorum. size sorum bu şişikleri aldırmak mümkünmü? ne kadar zaman sürer? maliyeti yaklaşık nedir? cevaplamanızı temenni ederim saygılar...



 

Cevap:Eğer çok büyük değillerse ameliyata gerek yoktur. 2şer hafta ara ile yapılacak kimyasal peeling seansları ile yaklaşık 6 seansta tamamen düzelebilir. Genelde seans başı 50-100 milyon arası bir ücret isteniyor. Geçmiş olsun.

slm yaşım 33 yaklaşık 5 yıldır çok belirgin şekilde göz altı şişliği var bu sorunum
için doktora gitmedim ama çok çeşitli markalı kremler kullandım sonuç alamadım
aldırmayı düşünüyorum ama işlerimden dolayı zaman ayıramıyorum bu konuyla alakalı
nasıl bir yardımınız olabilir


Cevap:Gözaltı şişlikleri, bazen tıbbi problemlerin habercisi  olabilir: Böbrek
hastalıkları, kalp ve karaciğer yetmezlikleri, tiroid bezi tembellikleri
ve bazı alerjik kaynaklı olabilir. Bu nedenle öncelikli olarak tetkik
edilmesinde fayda vardır.

Gözaltı şişlikleri çoğu kez geçici bir kozmetik sorundur.Gözlerdeki
şişlik, toksin birikmesi nedeniyle veya cildin inceliğinden, bağ dokusunun
 yetersizliğinden de kaynaklanabilir. Sabah ve akşam saatleri, uzun
yolculuklar, yorgunluklar sonucu artış gösterebilir.

Sabah kalkınca göz altı bölgenize soğuk su veya buzlu kompres uygulayın.

Yeşil çay süzüntüsü veya kaynamış ve soğutulmuş yeşil çay poşetini
torbaların üzerine tatbik edebilirsiniz.

Aynı uygulamayı 3 dakika süre ile, dilimlenmiş soğuk salatalık halkaları
veya patates dilimleri ile de yapabilirsiniz.

Soğuk süte batırılmış pamukla 10 dakika kompres yapabilirsiniz.

2-20x10 ebatlarında ipek keselerin içine pirinç koyup bunları akşamdan
buzluğa koyun sabah gözlerinizin üzerinde 3 dakika bekletin.

İki metal kaşığı akşamdan buzdolabına koyun,sabah yüzünüzü yıkadıktan
sonra kaşıkların dış kısımlarını göz kapaklarına ve göz altlarına hafif
bastırarak masaj yapın.soğuk metal gözlerin dinlenmesini ve çevresindeki
kan akışının hızlanmasını sağlıyor.

 

merhabalar yaşım 25.benim bacaklarımda kaşıntı var
kaşıdıgım yerde kırmızı küçük leke oluyo  veya önce varmış ğibi ben yeni
fark ediyorum .bilmiyorum yenimi oluşuyo kaşıntı ile veya öncedenmi....bi
ara sol bacagımı kaşıdıgımda o kadar tatlı kaşındıki kaşıdıgım için morardı
vede korktum..vücudumun bazen belli  yerlerinde oluyo ğeçiyo ama
bacaklarımda oluyo 10 ğündür var bu sorun . göyüs kafesimin oldugu
afedersiniz kıllı bölgedede tatlı kasıntı oluyo önce olmuyodu ..sigara
kullanmaktayım  ...6ay öncesi kurdeşen dökmüştüm.... 1 ay öncesi sag
parmaklarımda egzama çıkmıştı yeni ğeçti .az duygusal yönde
sıkkınım...nedeni nedir bu kaşıntının ?  teşekkür ederim
Geçmiş olsun, bu tarz kaşıntılar genelde terleme, havasız kalma veya
çamaşırların fazla deterjanla yıkanmasına, cilde hava aldırmayan kalın
veya sentetik kumaşlar giyilmesine bağlı olabilir. Kot pantolon
giyiyorsanız ince pamuklu bir kumaş pantolon tercih edin, her gün ılık su
ile duş alın zeytinyağı veya bikisel, kokusuz, renksiz sabun kullanın,
şampuan kullanmayın.
Sigara, alkol, gazlı, kafeinli içecekler, turşu, sucuk, kızartmalardan
uzak durun. Adaçayı, ıhlamur gibi çayları tercih edin, stres yapmayın.
15 günde düzelmezse aşağıdaki tahlillleri yaptırın,bize gönderin, veya bir
dahiliye ve cilt doktoruna müracaat edin.

Alkali fosfataz, GGT, SGOT, SGPT, IgE, tam kan sayımı, üre, açlık kan şekeri tetkiklerini yaptırın.

Merhaba 1 ay önce sağ ve sol kalçadan yapılan iğneler sonucu sağ bacağımda şiddetli uyuşma oluştu. şuan sağ aya üstü ve dizde uyuşukkluk ve ağrı var. ağrı bazen iğne yapılan yerde sağ kalçada şiddetli oluyor. Genelde sağ bacağım sürekli ağrılı durumda. ve çok rahatsız ediyor beni sizce kendiliğinden iyileşirmi .emg de birşey
çıkmadi.teşekkürler.


Cevap: MR çekilerek siyatik sinir etrafında ödem olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bu gibi durumlarda iğnenin direk siyatik sinire isabet etmesi çok nadir tesbit edilebilmekte, daha çok ilacın hızlı veya uygunsuz enjeksiyonuna bağlı sinir etrafında birikerek tahrişi görülmektedir.

İyigünler ben eşimin diz rahatsızlığı ile ilgili bilgi soracaktım Kendisi çalışıyor ve tüm gün ayakta kalıyor dizinde ödem oluştuğunu söyledi.bazen merdiven çıkarken dizi ağrıyor ama daha çok gece yatarken ağrısı artıyor elimi dizine koyduğumda ve dizini hareket ettirdiğinde dizi gıcırdıyormuş gibi bir his duyuyorum dizine buz koyduğunda ağrısının geçtiğini söylüyor. ama ödem birkaç aydır var. doktora gidip emar çektirmemiz gerekiyormuşyaşı 24 acaba ödem geçiçi birşeymi ileriki yaşlarda zararı ne kadar olur cevap yazarsanız çok sevinirim. teşekkür ederim.



Cevap: Muhtemelen dizinde eklem dejenerasyonu, eklem iltihebı, romatizma veya varis, atardamarlarda daralma gibi bir durum söz konusu olabilir. Eğer şişmansa zayıflamasında ve hareketsiz kalmamasında, sigara içiyorsa kesmesinde büyük fayda vardır. Azdan başlayarak giderek artırarak günde 45 dakikaya varan yürüyüşler faydalı olabilir. Vakit geçirmeden doktor muayenesi direkt filimler, kan tetkiki ve gerekirse MR tetkiki yapılmalıdır.Ödem tedavi sonunda genellikle kendiliğinden düzelmektedir. Geçmiş olsun. 




> Annemin Şiddetli Bel Ağrıları VaRdı. Özellikle Geceleri Ağrıdan
> Duramıyordu. Sol Ayağında Karıncalanma VaRdı.     Çekilen EMAR
> sonucunda; MYELOGRAFİ MR'de L2-3 ve L3-4 Düzeylerinde minimal
elstransek
> bası görünümü izlenmektedir.L4-5 Düzeyinde tekal saka posteriordan
> belirgin ekstransek bası görünümü izlenmektedir.
>
>        Lomber Mr'de L4-5 düzeyinde sağ paramadeian disk herniasyonu
> mevcut olup dural sakta ve sağ lateral reseste basıya neden
olmaktadır.
> Bu İfadeleri Bana Açıklayabilirmisiniz ?  Ameliyat Gereklimidir? Ne
> Yapılmalıdır ? Ameliyat Olunmassa Ne Olur ?

 

Annemin rahatsızlığıyla ilgili sorularım olacak cevaplayabilirseniz sevinirim. Annem öğretmen emeklisi 60 yaşlarında. Geçmişe dönük yaşıyor,
gençliğinde kardeşleriyle yaşadığı olayları dün yaşanmış gibi düşünüp tepki gösteriyor. Hep düşünceli konuşmuyor, aklına gençliğinde yaşadıkları gelince
kardeşlerine beddua edip sinir harbi yaşıyor. Kendiyle ilgili sağlığıyla hiçbirşey yapmıyor doktora götüremiyoruz. Gece uykusunda aşırı bağırıyor.
Tedavisi için beni yönlendirebilir misiniz.


Cevap:Şikayetlerine bakılırsa alsheimer hastası ve hastalık ilerlemiş gibi görünüyor. Muhakkak doktora götürmeli ve destek almalısınız.Daha ilerde
yemeğini yiyememe, idrar ve dışkı kaçırma, yakınlarını dahi tanıyamama gibi şikayetler olabilir. Ancak hastalar son dönemlerine kadar geçmişte
onları etkileyen önemli olayları unutmazlar, çok yakın hafızaları iyidir, fakat çok çabuk unuturlar, sadece kendilerinin çok önem verdiği şeyleri
akıllarında tutabilirler.

Yakınlarının ve sevdiklerinin yakın ilgisi çok faydalıdır. Eğer kitap okuyabiliyorsa bol bol kitap okutun. Dış dünya ile irtibatının kesilmemesi
gerekir. Yanlızlık çok kötü etkiler.

Bulundukları ortamı değiştirmek mecbur kalmadıkça yanlıştır. Tuvaleti ve tanıması gereken cisimleri siyah renkli olarak seçmekte fayda vardır.
Örneğin tuvalet kapısını siyah renge boyatabilirsiniz. Tuvalet terlikleri siyah olabilir,diğerleride tam tersi beyaz olmalıdır.

Kolesterolü ve tansiyonu, şekeri varsa tedavi edilmelidir. Bu tedavilerin hastalığın ilerlemesini azalttığını unutmayın. Doktor kontrolünde olmak
üzere Bilokan (veya tebokan) adlı ilacı sabah öğle akşam, carnitin, omega3 gelcaps günde 1 almasında fayda olabilir.

Acil şifalar, geçmiş olsun

 

Merhaba ben sosyal fobi anksiyete hastasıyım antideprasan olan LUSTRAL (SABAH )  ve RİSPERDAL  (AKŞAM ) 100ml solüsyon KULLANIYORUM bunların yanında bitkisel desteği olan  st.johs word (sarı kantron)  ve valerian rot (kedi otu) kullanabilirmiyim ilaçlarımın dozajı küçük ilaçlarımın yanında günde birer tane bu bitkisel hapları almamın sakıncası varmı almak istiyorum lütfen bu konuda bana yardımcı olursanız çok sevinirim bilginiz için şimdiden teşekkür eder Allah razı olsun



Geçmiş olsun. Hastalığınızın derecesini ve şikayetlerinizi  bilmiyorum fakat kullandığınız ilaçların ikisi de serotonin düzeyini düşüren ilaçlar. Bu gibi durumlarda önce serotonin kan seviyesini belirleyip ilaca öyle başlanması gerekir aslında. Eğer serotonin seviyesi düşükse bu tür ilaçlar şikayetleri daha da artırabilir. Ancak bu ilaçlardan fayda görüyor iseniz devam edebilirsiniz. Zamanla serotoninin aşırı düşmesi ile duygusuzlaşma, bencilleşme, ağlayamama, sevgisizlik gibi belirtilerle de karşılaşabilirsiniz. Benim tavsiyem doktor kontrolünde olmak üzere her iki ilacı da 3er gün ara ile çeyrek çeyrek azaltıp kesmek ve sarı kantaron günde bir veya sabah akşam 1 tabletle devam etmektir. (En iyisi günde çeyrek tabletle başlayıp etkili doza çıkana kadar 3 günde 1 çeyrek tablet artırmak ve en fazla sabah akşam 1 tb kullanmaktır.)
Sarı kantaron da serotonin seviyesini düşürür. Bu nedenle diğer ilaçlarınızla birlikte kullanılmaları sakıncalıdır. Valerian kökü daha çok sakinleştirici olarak kullanılan bir ilaçtır.
Şayet uykusuzluk, aşırı sinirlilik baskınsa doktor kontrolünde valerian root düşük dozda ilave edilebilir.

Sayın Hocam öncelikle saygı ve hürmetlerimi sunarım.Bana friedreich ataksi
tanısı kondu.Bu hastalığın tedavisi ile ilgili yeni gelişmeler var
mı?Santhera firması Friedreich ataksi için  İDEBENONE(SNT-MC17) CATENA
İSİMLİ  ilacı KANADA da piyasaya çıkarmış.Friedreich ataksi için faydalı
olabilir mi? hangi dozda kullanmak gerekir?  Nereden  bulabiliriz? Yardımcı
olmanızı rica ederiz,lütfen yardımcı olunuz. SAYGILARIMIZLA

 


Cevap: İdebenone veya doğal şekli ile ubiquinone veya Coenzym Q10 adlı ilaçlar bu hastalıkta kullanılabilir.

Dışkımda beyaz renkli sürekli şekil değiştiren hareketli canlılar görüyorum, ne olabilir?Emziriyorum, ilaçların çocuğa zararı olur mu?

CevapBahsettiğiniz parazitler zannedersem şerite benziyor. Sürekli şekli
değişerek hareket ediyorsa büyük ihtimalle şerittir. Selofan bant yöntemi
ile kolayca teşhis edilebilir. Veya dışkıda parazit yumurtası aranması
gerekir.
Eğer teşhis şerit olarak çıkarsa doktor kontrolünde Yomesan tablet bir kereye mahsus 4 adet
birden ve sabah kahvaltıdan sonra iyice çiğneyerek bol su ile içilmesi
gerekir.
Bebeklere zararı gösterilememiştir. Buna rağmen önlem olarak 6 saat
emzirilmemesi yeterlidir.

Kahve içince neden başım ağrıyor? 


Cevap: Kahve uyarıcı bir maddedir. Hem beyini, hem karaciğeri ve safra yollarını uyarır. Bu hücreler aşırı bir çalışma içine girerler. Kısa süre sonra doğal olarak hücreler aşırı derecede yorulurlar. Oksijen ve şeker ihtiyacında artış olduğundan baş ağrısı olur. Kansızlarda, çarpıntısı olanlarda bu etki daha da şiddetli olur.Alışkanlık yapıcı bir madde olduğundan içilmediği takdirde vücutta eksiklik belirtilerine sebep olur.  Bu da baş ağrısının diğer bir sebebidir. Ayyrıca kahvenin başka bir çok yan etkisi mevcuttur.

 

sol gözümden 1 hafta önce ameliyat oldm. gözüm 20mm dışarı kayıyordu .ameliyat ıyı
gectı fakat 2 gün sonra gözümde kanlanma oldu.szce sebebi nedir olumsuz bır durum
var mı yoksa normal mı cok tesekur ederm ıyı gunler.



Cevap:Geçmiş olsun, kanlanma gözünüzün beyazındamı?, kıpkırmızı mı?, yoksa açık
renkte mi? veya gözün irisinde ve aşağı kısmında göllenen tarzda bir
kanlanma mı var? Bunları bildirirseniz cevap verebiliriz

 

1 numara miyobum. isik lekeleri ve siyah noktalar sikayetiyle retina muayenesi
oldum. muayene icin damltilan damlalarin zarari olmadigini biliyorum ama muayeneden
3 gun sonra tam anlamiyla duzelen gozlerim yakini bulanik gormeye basladi. muayenede
retina yirtilmasi tesbit edildi ve sonra lazer uygulamasi yapildi. artik uzagi da
yakini da bulanik goruyorum ( cok olmamak kaydiyla). yakini gozumden yaklasik 40
cmden itibaren gorebiliyorum. ayrica ailede seker ve goz tansiyonu yasayan cok insan
var. sorum su bu yakin bulanikligi gecici bir durum mu? retina ameliyatindan sonra
gunes havuz zararli mi? retina ameliyatinin basarisini isik lekelerinin isiga
hassasiyetimin gectigini gorerek mi anlayabilirim? ameliyattan sonra gozumun
yuvarlakligi daha one cikik gibi oldu ve de siyah goz bebegim cok hafif miktarda
saat 11 yonune dogru yaklasti. sag gozumle kiyasladigimda bu fiziksel gorunumler cok
belli oluyor. nedenleri ne olabilir? ilginiz icin tesekkur ederim.


 

|ANA SAYFA | KASAD-D Nedir? |FAALİYETLER | DUYURULAR | İLETİŞİM |

 

 Kasad-d   Kadın Sağlıkçılar Dayanışma Derneği

    Dernek Başkanı: Op.Dr.Gülhan CENGİZ                              

Kısırlık (Çocuk yapa


 

 

                                                           

 

Hit Counter