|
|||||
|
ANA SAYFA | KASAD-D Nedir? | FAALİYETLER | DUYURULAR | İLETİŞİM |
|||||
|
|
Gluteal
bölge intramuskuler enjeksion nasıl yapılır?
|
|
|||
|
|
|||||
İstanbul-Başakşehir
İletişim: 05557371236
Siyatik sinir hasarları zannedildiğinin aksine siyatik sinire direkt isabet eden enjeksionlarla değil, fakat ilacın cinsine göre değişmek üzere, sinire yakın yapılan enjeksiyonlarda, ilacın sızarak sinir etrafında tahriş oluşturması neticesi oluşmaktadır. Hızla yapılan enjeksiyonlarda ilaç sinir etrafında göllenerek daha şiddetli etki oluşturabilir.
Zayıflarda ve çocuklarda sarı ve yeşil uçlu enjektörler sakıncalıdır. Kas içine enjeksion yapılırken enjektör hazırlanır, havası boşaltılır. Küçük çocuklarda gluteal yerine femoral veya deltoid uygulama tercih edilir. Çocuklarda ve zayıflarda 4ccden fazla ilaç verilmemelidir. Diğerlerinde 5cc verilebilir.Gluteal uygulamada enjeksiyon yeri iyi belirlenmelidir. Gluteal bölge şekilde görüldüğü gibi 4 eşit parçaya bölünür. Üst dış parçanın ortasına enjeksiyon planlanır. Hastaya derin bir nefes alması söylenir. Başparmak ve işaret parmağı uygulama bölgesine bastırılarak sabitleştirilir ve özellikle şişman hastalarda ilacın yağ doku içinde göllenip kalması önlenmiş olur. Enjektör saplandıktan sonra piston geri çekilir. Kan gelirse veya kemiğe denk gelirse uygulama yeri derhal değiştirilir. Kan gelmediği takdirde ilaç yavaşça zerkedilir.
GENEL TIP VE HEMŞİRELİK
International Council of Nursing http://www.icn.org
American Nursing Association http://www.ana.org
World Health Organization http://www.who.ch
The New England Journal of Medicine http://www.nejm.org
Pubmed http://www.ncbi.nlm.nih.gov
T.C. Sağlık Bakanlığı http://www.saglik.gov.tr
Center for Disease Control and Prevention http://www.cdc.gov
HEMŞİRELİK ESASLARI
American Nurses Association Center http://www.nursingworld.org
International Council of Nurses (ICN) http://www.icn.ch
Nursing Center http://www.nursingcenter.com
Medscape http://www.medscape.com
NANDA (North America Nursing http://www.nanda.org
KANSER BELİRTİLER, KORUNMA VE TEDAVİ YOLLARI
Kanserde beslenme
Kanserde diyet ve tavsiyeler
KANSERDE ŞİFALI GIDALAR
Onkolog.Dr.Huriye Şenay KIZILTAN (YÜCESAN)
Satış yeri:
Kitapçılarda
Telefonla sipariş:
0212 4874711
Kasad-d derneğine katkı için siz de buraya reklam verebilirsiniz
Sağlık ve hastalık kavramı
Hastalık vücudumuzun normal işlevlerini çeşitli nedenlerle artık yapamaması halidir.
Her branşta ayrı hemşire hasta ilşkileri vardır. Uzun süre bir klinikte yatan hastalar hemşireyi aileden biri gibi görmeye başlarlar. Hemşireler de buna uygun şekilde davranmalı, fedakar olmalı, kendi yakınına vermeyeceği bir zararı hastalara da vermemeye özen göstermelidirler.
Temel sağlık hizmeti genel anlamıyla koruyucu sağlık hizmetlerini önemli bir oranda kapsayan, esasen birinci basamakta verilen, birinci basamak sağlık hizmetini de içinde barındıran sağlık hizmetidir.
Sağlık hizmetleri değişik meslek üyelerinden oluşan bir ekip tarafından verililir,
Toplumda sağlıkta ilk başvuru için hizmet birimleri kurulmalıdır,
Kademeli bir hasta sevki sistemi işletilmelidir.
Korunma, tedavi- rehabilitasyon ve sağlığı geliştirici hizmetler birlikte ele alınmalıdır.
Hizmet sürekli ve evlere ve iş yerlerine kadar uzanmalıdır.Halkın sağlık alanında eğitimi çok önemlidir. Beslenme, temizlik, temiz su temini,sanitasyon, ana çocuk sağlığı, aile planlaması, aşılama, endemik hastalıklrda tedavi ve korunma, hastalıklarda ve ilk yardım konularında tedavi, temel ilaçların temini gibi konular temel sağlık hizmetlerindendir.
Aile hekimliği uygulaması, sağlık ocakları, sağlık evleri, temel sağlık hizmeti veren kuruluşlardır.
Değişik hastalıklarda değişen sağlık koşullarına ve vücut özelliklerine uyum, cilt bakımı, bağırsak ve mesane eğitimi, vücut mekanikleri gibi konularda hemşirelerin bilgilenmeleri gerekir.
Felçli veya uzun süre yatan hastalar, şeker, kalp, akciğer, kanser hastaları, anormal veya gelişim geriliği olan çocuklar, bel ağrısı olan hastalar, bir uzvunu tam kullanamayan hastalar, kemik erimesi, ağrısı olan hastalar yoğun bakım hastaları, romatizma, yanık sonrası kontraktürü olan, yaralanmalar sonrası uzuv kaybı olan,psikiyatrik hastalar, parkinson, cüzzamlı hastalar ve yaşlı veya şişman hastalar rehabilite edilebilirler.
Yaşlılık geriatri bilim dalı ile incelenmektedir. Yaşlanmakla vücudumuzda gençlik dönemlerinden itibaren artarak ilerleyen bazı kötü değişiklikler olmakta ve bu değişiklikler kişinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktadır. En önemli ve hayati değişiklikler kalp damar sisteminde, sinir sisteminde, böbrek, göz, kulak gibi organlarda, bağ doku ve eklemlerde, ciltte sindirim sisteminde görülmektedir.
Yaşlı bir insanın bazal metabolizması düştüğünden enerji ihtiyacı azalır. Bu nedenle kişi kilo almaya eğilimlidir. Daha az yemek yemeli, daha çok su içmelidir. Hasta ise sıvı ihtiyacı çıkardığı idrardan yarım litre fazla olmalıdır. Daha fazla olursa kolayca kalp ve böbrek yetmezliği gelişebilir. Zaten kalp yetmezliği varsa kolayca akciğer ödemi denen ve hırıltılı solunumla seyreden çok ciddi bir komplikasyona yol açabilir.
Hastaların derisi kaba ve hassas olduğundan uzun süre aynı pozisyonda yatırılmamalıdır. Aksi takdirde decubitus ülseri de dediğimiz ülserlere yol açabilir. Decubitus ülseri gelişmişse, batticon, biafin gibi kremler sürülebilir. Hastanın pozisyonu sık sık değiştirilmeli, mümkün olduğunca yürütülmeli, veya havalı yatak kullanılmalıdır. Sık banyo yaptırılmalı, renksiz, kokusuz zeytinyağı sabunu kullanılmalı, ılık su ile banyo yaptırılmalıdır.Banyodan sonra %10 gliserin, vazelin gibi kremlerle kremlenir. Şampuandan kaçınılmalıdır.
Damarları genelde damar sertliği, ateroskleroz nedeni ile kabalaşmış olduğundan serum takarken dikkatli olmalıdır. Kolayca damar patlayabilir. Serum normal genç bir hastada olduğundan daha yavaş verilmelidir. Dakikada 10-15 damladan fazlasını tolere edemezler.
Besleyici ve konsantre serumlarla mide barsak sistemleri kolayca tahriş olabilir, kalpte çarpıntı hissi, ritim bozukluğu gelişebilir. Ağızdan beslenemeyenlerde mümkün olduğunca nazogastrik beslenme tercih edilmeli, silikon sondalar tercih edilmelidir.
Hastanın kateter ve sondaları, infeksiyon riski nedeni ile daha sık değiştirilmelidir. Bakım zahmetinden kurtulmak için idrarını yapabilen bir hastaya asla idrar sondası konmamalıdır. Bu büyük bir vahşettir. Altına kaçırıyorsa altı bezlenebilir.
Hastalar, uzun süre aynı pozisyonda yatırılmamalıdır. Aksi takdirde decubitus ülseri de dediğimiz ülserlere yol açabilir. Decubitus ülseri gelişmişse, batticon, biafin gibi kremler sürülebilir. Hastanın pozisyonu sık sık değiştirilmeli, mümkün olduğunca yürütülmeli, veya havalı yatak kullanılmalıdır. Sık banyo yaptırılmalı, renksiz, kokusuz zeytinyağı sabunu kullanılmalı, ılık su ile banyo yaptırılmalıdır. Banyodan sonra %10 gliserin, vazelin gibi kremlerle kremlenir. Şampuandan kaçınılmalıdır.
Hastanın kateter ve sondaları, infeksiyon riski nedeni ile daha sık değiştirilmelidir. Bakım zahmetinden kurtulmak için idrarını yapabilen bir hastaya asla idrar sondası konmamalıdır. Bu büyük bir vahşettir. Altına kaçırıyorsa altı bezlenebilir.
Bu hastalarda kolayca derin ven trombozu gelişebilir.
Terminal dönemdeki hasta bakımı
Bu hastalar genellikle ağızdan gıda alamazlar. Kolayca kabız olurlar. Kanama, infeksiyon, apse, derin ven trombozu zatürre, kalp yetmezliği, solunum sıkıntısı, koma gibi rahatsızlıklar daha sık görülür.
Kabızlık olması vücutta toksinleri artıracağından muhakkak önlenmelidir. İlaçlara ilave gerekirse sinameki, devedikeni çayları verilebilir. Haftada bir lavman yapılabilir.
Hastaya tek tip serum uygulamasında kaçınmalıdır.İhtiyacı tetkiklerle belirlenmeli, sıvı elektrolit, aminoasitler, lipitler glukoz ve esansiyel element desteği yapılmalıdır.
Diyebetik hastada hemşire bakımı
Diyabetik hastalarda, en önemli problem hasatnın şekerinin normalden fazla düşebilmesi ve hipoglisemi komasına girebilmeleridir. Bu nedenle sekeri yükselen bir hasta ile düşen bir hastanın klinik belirtilerinin iyi bilinmesi ve gerektiğinde doktorun uyarılması gerekir. Şekeri yükselmesi nedeni ile komaya giren bir hastada cilt genelde kurudur, bazen tansiyon düşükse terleme de görülür. Şuur kapalı ve gürültülü, derin bir solunum vardır. Şeker düşüklüğüne bağlı komada ise hastada ileri derece terleme, sık ve yüzeysel solunum daha ön plandadır. Koma öncesinde şekeri düşen hasta genelde baş ağrısından şikayet eder, ani tansiyon düşüklüğü ve yere düşme gibi bulgular sıktır. Bu durumdaki hastaya hemen %5 dekstrozlu serum takılır. Çünkü şeker düşmesi, yükselmesinden dah tehlikelidir. Acil olarak kan şekerine bakıldıktan sonra şeker gerçekten düşükse %10-20 dekstroz takılır.
Diyabetik bir hastada elektrolit dengesizliği sık görülür.
Hastada çok kolay dekubitis yaraları oluşur. Bu nedenle dolaşımı hızlandırmak için hasta pozisyonu sık sık değiştirilir. Sık banyo yapması temin edilir. Ayaklarda diabetik ayağı denilen mor, siyah açık yaralara çok sık olarak rastlanır. Bunu önlemek için primrose oil, bitter melon (kudret narı) verilebilir. Geçmeyen yaralarda ozon tedavisi de faydalıdır.
İnfeksiyon hastalıkları sık görüldüğünden idrar sondası, kateterler, nazogastrik sondaları daha sık aralıklarla değiştirilmelidir.
Kalp ve damar hastalıklarında, böbrek hastalarında hemşirelik bakımı
Kalp hastalarının en önemli sorunlarından biri vücutta su toplanması yani ödemdir. En çok bacaklarda, özellikle de ilk olarak ayak bileği üzerinde ve iç kısımda başlayan pretibial ödem de denen şişlikler oluşur. Bu kısma parmakla yaklaşık 4 saniye kadar bastırılırsa bir boşluk oluştuğu görülür. İlerlemiş ödemlerde bütün bacaklarda ve hatta karında ascit dediğimiz şişlikler oluşabilir. Vücutta albümin kaybı, tansiyon hastatlığı da varsa su toplanması hızlanır.
Böbrekler nedeni ile oluşan ödem daha çok göz altlarında ve ellerde görülür. Su toplanmasını en aza indirmek için hastanın ağızdan aldığı sıvı miktarı ile böbreklerle atılan idrar miktarını dengede tutmak gerekir.
Çıkan idrar miktarı alınan miktardan yarım litre eksikse denge iyidir. Bu yarım litrelik fark akciğerler, deri ve barsaklarla kaybedilen su miktarıdır. Hastanın idrarı bir pet şişede toplanır, günün sonunda dökülmeden önce hesaplanır. Aldığı sıvı miktarı da ayrı olarak hesaplanır.
Hastanın tansiyon ve nabzını ölçen bir hemşire, tansiyonu düşük bulduğu hastayı, henüz ilacını vermeden önce muhakkak doktora bildirmelidir. Eğer doktora ulaşamamışsa ulaşana kadar ilacı vermemelidir. Hangi ilacı hastaya ne için verdiğini muhakkak bilmeli, bilmiyorsa sormalıdır. Beloc gibi bazı kalp ilaçları genellikle kalbi istirahate çekmek, nabız sayısını düşürmek için verilirler. Ancak uhnutulmamalıdır ki Beloc aynı zamanda tansiyonu da düşürür.
Hasta yakınlarına, hastanın yataktan kalkarken önce 2-3 dakika oturtulup, tansiyonu dengeye geldikten sonra ayağa kaldırmaları gerektiği, sıkı sıkı tenbih edilmelidir.
Karaciğer komasında hemşire bakımı
Hasta hepatik koma devreleri yönünden izlenmelidir.
Protein kısıtlanır, ileri derece komada ağızdan beslenemez. Beslenme sondası uygulanır, günlük protein miktarı 20g/h üstüne çıkmamalıdır.. Oral beslenme başlayınca, 30-40 gr/24h protein diyete eklenir.
Hepatik komayı kolaylaş tırıcı faktörler iyi bilinmelidir. Uzun süre furosemid, tiazid gibi diüretik kullanımı: Hipokalemiye ve alkoloza neden olabileceğinden diüretikler kesilir, sıvı dengesi ayrlanır. Potasyum eksikliğini düzeltmek için meyve ve sebze suları gıdaya ilave edilir. Oral potasyum (K) tabletleri barsak ülserlerine sebep olabileceğinden serum içine de K konabilir. %7.5 luk KCL ampul %5 dekstroz içinde verilebilir, setten bolus kesinlikle yapılmaz.infüzyon 2-4 saatten daha az olmamalıdır. Su kaybı varsa dengeye koymadan potasyum verilmez. Böbrek hastalarında potasyum genelde yüksektir ve uygulama tehlikelidir. Mide ve duedenum, barsak kanaması yani GİS kanamada protein yıkımı arttığı için amonyak oluşumu artar ve koma derinleşir. Kabızlık da amonyak oranın artırır. Bu nedenle hem barsaklardaki infeksiyon odaklarını ortadan kaldırma, hem de kabızlığı önlemek için hastaya sonda ile de olsa laktuloz günde 30-40ml verilir.
Bakterilerin ürettiği amonyak sentezini azaltmak için hastaya 5-7 gün, günde 4 kere, 1g neomisinli retansiyon lavmanı uygulanır. 25-30 ml lavman sıvısı içinde nelaton sonda ile enjektörle veya oral verilebilir. Yine de düşürülemezse lavman yapılır. Günlük kalori ihtiyacı oral veya parenteral 2000 cal. civarında olmalıdır. Aspirasyon pnömonisi, sepsis, dekibütüsler için gerekli tedbirler alınmalıdır. Tedavi uzun sürecekse, santral venöz kateter takılmalı, mesane sondası konmalıdır. Sıvı dengesi önemlidir (bkz. kalp hastaları bakımı)
Hastaya tek tip serum uygulamasında kaçınmalıdır.İhtiyacı tetkiklerle belirlenmeli, sıvı elektrolit, aminoasitler, lipitler glukoz ve esansiyel element desteği yapılmalıdır.Bitkisel proteinler hayvansal proteinlere göre daha iyi tolere edildiğinden tercih edilir. DZAA (dallı zincirli amino asit) içeren solüsyonlar tercih edilir.
Hastanın elleri bileklerinden uzatılıp tutması istenirse flap başlar, dil dışarıya doğru uzatıldığında dilde yılanvari ileri geri hareketler başlar. Bu bulgular gözlenmelidir.
|ANA SAYFA | KASAD-D Nedir? |FAALİYETLER | DUYURULAR | İLETİŞİM |
Kasad-d Kadın Sağlıkçılar Dayanışma Derneği
Dernek Başkanı: Op.Dr.Gülhan CENGİZ