
YENİ İLAÇLAR
|

![]()

|Sağlık bilgilendirme | Eğitim-Haberler |
|
|
Faydalı adresler Kanser ilaçları verilme ilkeleri Osteoporozda ilaç verilme ilkeleri
|
|
Remixin (black cohos)
Adet sancilarinda, premenstruel sendromda, erken menopoz belirtilerinde etkili bir ilaçtır
Remixin, estrojen tedavisinin kontrendike olduğu ya da yapılamadığı durumlarda menopoz semptomlarının giderilmesinde %80 etkilidir.
İçerdiği black cohosh extresi ile etkisini gösterir. Remixin ayrıca doğal östrojen olması nedeni ile kemik erimesinde, memenin iyi huylu tümörlerinden fibroadenom ve fibrokistik mastopati hastalıklarında da etkili olabilmektedir.
Menopozda sıcak basmaları ani lutein hormon yükselmeleri nedeni ile gerçekleşmektedir.Remixin ile lutein hormonu baskılanarak şikayetler düzelebilmektedir. Tamoxifenle birlikte kullanıldığında tamoxifenle sinerjik etki yaparak meme kanser hücrelerinin yok edilmesine katkı yapar.
Oral capesitabine kanser tedavisinde önemli bir avantaj sağlamıştır. Özellikle mide barsak kanserlerinde direkt temas etkisinden de yararlanılabilecektir.Sorafenibe adlı ilaç karaciğer kanserinde yaşam sonuçlarını anlamlı şekilde iyileştirebilmektedir.
Meyan kökü, çörek otu, ananas gibi gıda maddeleri de kemoterapötiklerin sağlam dokulara olan yan etkilerini azaltırken, tümördeki öldürücü etkilerini artırmaktadırlar. Çörek otu cisplatinin böbreklere olan toksik etkisini, adriamisinin kalbe olan kardiotoksik etkisini belirgin bir şekilde azaltmaktadır. Literatürde bir çok çalışmada gösterilmiştir.
Bromelain ananastan elde edilen gıda türü bir ilaçtır. En çok cerrahi girişimlerde ve yara tedavisinde proteolitik enzimleri ile sağladığı destek tedavisinden yararlanılmaktadır. Bunun yanında özellikle akciğer ve yumurtalık kanserlerinde tümör küçültücü etkisi de gösterilmiştir.
Sutent
The Times gazetesinin haberine göre, Sutent, tümörlerle iki ayrı etkili yeni bir akıllı kanser ilacıdır. Pfizer'in ürettiği ilaç böbrek ve gastrointestinal kanserlerin tedavisi için lisans almıştır.Meme, akciğer ve pankreas kanserlerinde de etkili olduğu bildirilmiştir. 3500 Euro / 4500 USD olan ilacın pahalılığı sebebiyle Britanya Sağlık Bakanlığı tarafından kullanımının kısıtlanabileceği de belirtilmiştir. Sutent, hücre bölünme sinyalini gönderen enzimleri bloke ettiği, yeni damar oluşumlarını önlediği tesbit edilmiştir. Sutent, bu iki etkiyi aynı anda yapan tek ilaç olarak gösteriliyor.
Calcium D-GlucarateVücudun doğal östrojen, lipid seviyelerinin düzenlenmesi ve Beta-Glukoronidaz enzimini azaltarak toksin ve fazla hormonların vücuttan atılmasını sağlar.Böylece hormon kaynaklı kanser türlerini önleyebileceği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır.
Beslenmesinde lifli sebze ve meyvelere az yer veren, kırmızı et ve hayvansal yağları fazla kullananlarda barsak florasında salgılanan Beta-Glukoronidaz enzimi yükselir. Böylece karaciğere gönderilmiş olan toksinler ve fazla östrojen tekrar kan akımına karışır.Bu da meme, prostat, kolon kanseri gibi bazı hormon kaynaklı kanser türlerin oluşumuna zemin hazırlar. Bu hastalıkları önlemede Calcium D- Glucarate adlı ilaç etkili olabilmektedir.Iscador, Iscador, Avrupa ökseotundan (Viscum album) yapılıyor. Avrupa ökseotunun bazı türleri, antikanser etkileri meydana getirmesi için az miktarlarda metallerle de karıştırılıyor. Karışımın orijinalini tasarlayan kişi ise Avusturyalı
bilim adamı ve 'anthroposophic tıbbın' kurucusu Rudolf Steiner (1864-1925). Iscador'un terapötik başarısı, yaklaşık 5 bin vakada görülmüş ve raporlara geçmiş. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde de Iscador'un kanser hücrelerini öldürdüğü, bağışıklık sistemini uyardığı ve tümör oluşumunu belirgin bir biçimde engellediği görülmüş.
NK hücreleri de (doğal öldürücü hücreler) dahil, çeşitli bağışıklık hücrelerinin aktivitesi, hastaya Iscador enjekte edildikten sonraki ilk 24 saat içinde çok önemli bir artış gösteriyor.
YEŞİL ÇAY AMİNO ASİDİ: L-THEANINE 13.09.2007
Yeşil çayda bulunan aminosit L-Theanine son dönemde en çok ilgi çeken besin maddelerinden birisi. Dünyada sudan sonra en çok tüketilen içecek olan yeşil çayın bu kadar rağbet görmesinin nedeninin güzel tadı ve rahatlatıcı etkisinden kaynaklandığı düşünülüyor. Tamamı için tıklayın >>Tiroid Hastalıklarında Selenyum Tedavisi 03.04.2007
Yakın zamanda yapılmış çalışmalar, tiroid bezinin hasarı ile sonuçlanan “otoimmün tiroidit (Haşimato) hastalığı”nda, selenyum tedavisinin etkili olduğunu göstermişti. 77 hasta üzerinde yapılan bir çalışma ile selenyumun bu hastalığın hamilelik sonrası görülen özel bir şeklinde de (postpartum tiroidit) etkili olduğu gösterildi. Tamamı için tıklayın >>Doğal yollarla zayıflama ve detoks 05.01.2007
Yeni bir yılın başlangıcı, kendimizi yeniden keşfetme zamanımızdır. Bu nedenle çoğumuz beslenme alışkanlıklarımızda tüm yıl boyunca sürmesini planladığımız pozitif değişiklikler yaparız… Tamamı için tıklayın >>Çinko Pastili Ve Soğuk Algınlığı Arasındaki İlişki 03.11.2006
Dünyada en sık görülen hastalıklardan biri olan soğuk algınlığına 200'den fazla virüs neden olmaktadır. Hastalığın çoğunlukla hafif seyretmesine ve genellikle bir hafta kadar sürmesine karşın, iş ve okul günü kayıplarıyla doktor ziyaretlerinde soğuk algınlığı birinci sırada yer almaktadır. Tamamı için tıklayın >>Otoimmun Tiroide Karşı Selenyum 14.09.2006
Otoimmün tiroidit (Haşimato tiroiditi), savunma hücrelerinin, tiroid bezine karşı uzun süreli savaşıdır. Dünyada ortalama her yüz erkekten 3’ünde ve her yüz kadından 13’ünde görülen hastalığın, ülkemizde daha sık olduğu düşünülmektedir. Tamamı için tıklayın >>Şiddet İçeren Suçlar, Hiperaktivite Ve Eser Mineral Dengesizliği 16.10.2006
Şiddet içeren suç işlemeye eğilimli olan kişilerin organizmasında mineral dengesizliği olabilir mi? Böyle bir tez 1974’de İngiltere’de Reading Üniversitesinden Prof. Derek Bryce-Smith tarafından ortaya atılmıştı. Tamamı için tıklayın >>Gıdalarla alınan antioksidanlar yaşlandıkça daha kolay nefes almanıza yardım edebilir. 13.10.2006
Fransız araştırmacılar diyetle alınan beta karotenin yaşlanmaya bağlı akciğer fonksiyonlarının azalmasına karşı yardımcı olabileceğini bulmuştur. Tamamı için tıklayın >>Karotenoidler Üzerine Yeni Çalışmalar 22.12.2005
Karotenoidler bitkilere sarı, kırmızı ve turuncu rengi veren pigmentlerdir. Doğada şu anda tanımlanmış 600’ün üzerinde karotenoid vardır, bunların yaklaşık 50’si besinlerden alınabilmekte ve 22’si yeterince emilip kana geçebilmektedir. Son dönemlerde yapılan çalışmalar, karotenoidlerin sağlık üzerine önemli olumlu etkileri olduğunu göstermektedir. Tamamı için tıklayın >>En eski tıbbi bitki: Ginkgo biloba 01.10.2005
Ginkgo biloba dünyada yaşayan en eski ağaç türü olarak bilinir. Ginkgoaceae familyasından hayatta kalan tek tür olduğu kabul edilir. Ginkgo ağacının fosilleri 200 milyon yıldan fazla (Permian periyod) geçmişe dayanır ve bu nedenle yaşayan fosil gibi atıfta bulunulur. Tamamı için tıklayın >>Yapı taşlarımızdan birisi: Lesitin 02.02.2005
Lesitin, Yunanca yumurta sarısı anlamına gelen “Lekithos” kökünden gelmektedir. Yumurta ise o çağlardan beri doğumun, yaşamın, gücün ve konforun sembolü olmuştur. Önceleri yumurta sarısından elde edilen Lesitin, daha sonra soya fasulyesinden elde edilmeye başlanmıştır ve günümüzde en yaygın kullanılan Lesitin kaynağı soya fasulyesidir. Tamamı için tıklayın >>Soya İsoflavonlarının Menopozal Semptomlar Üzerine Olan Etkisi 10.10.2004
Standardize edilmiş soya izoflavonlarının (Solgar Super Concantrated Isoflavones) diyete eklenmesinin menopozal şikayetler üzerine olan etkisi Zeynep Kamil Çocuk ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki uzmanlar tarafından yürütülen bir çalışma ile araştırıldı. Tamamı için tıklayın >>L-Carnitine ve Enerji Üretimi 13.09.2004
L-Carnitine’in başka hiçbir besin maddesinin yapamadığı bir görevi vardır. Aynı bir forklift gibi yağları kaldırır ve vücudumuzun yağları yaktığı mitokondri adlı yerlere bırakır. Enerji sağlanması ve kullanımındaki diğer rolleri ile maksimum enerji ve maksimum sağlık için gereklidir. Tamamı için tıklayın >>Premenstrüel Sendrom 24.08.2004
Kadınlara özel doğal çözümler uzun yıllardır kadınların yararına kullanılmaktadır. Bunlar herbal (bitkisel) bazı yardımcılar ve vitamin/mineral takviyeleridir. Tamamı için tıklayın >>Alerjik Rinit’e Doğal Yardım 10.05.2004
Şu ana kadar yapılmış çalışma sonuçları, alerjik rinit şikayeti olan kişilerde hem fiziksel hem de mental sağlık durumlarında ölçülebilir derecede azalmalar olduğunu açıkça göstermektedir. Quercetin, bromelain ve C vitamini gibi güvenli takviyeler bu durumu kontrol altına almada primer olarak veya geleneksel tedavi yöntemlerine yardımcı olarak kullanılabilmektedir Tamamı için tıklayın >>Black Cohosh 23.02.2004
Black cohosh Amerika'nın kuzey bölgelerinde yetişen bir bitkidir. Bitkinin kökünden elde edilen ekstre takviye olarak kullanılmaktadır. Ekstreler cimicifugin (macrotin) içerir ve bu madde österojenik etkinlik gösterir. Bunun yanında tam bitki ekstresi isoflavon'lar, salisilik asit, taninler, reçine ve nişasta da içerir. Tamamı için tıklayın >>Antioksidan Vitaminler – Sigara İlişkisi 05.01.2004
Antioksidan vitaminlerin ve diğer doğal kaynaklı maddelerin çesitli hastalıklara karşi koruyucu etkinliği yapılan araştırmalarla gittikçe daha net anlaşilıyor. Sigara içen kişilerde bu korunma ihtiyacı daha belirgindir. Bu yüzden sigara içen kişilerin özellikle B vitaminleri ve C vitamini, beta-karoten, E vitamini, selenyum, l-cysteine, glutathione gibi antioksidan besin maddelerini daha fazla almaları gerekiyor. Tamamı için tıklayın >>Yorgunluk 09.01.2004
Yorgunluk, günümüzde batı insanının en çok şikayet ettiği konuların başında geliyor. Tamamı için tıklayın >>Vitamin ve Mineral Araştırmaları 09.01.2004
21.ci yüzyılın başında olduğumuz bu dönemde vitamin ve minerallerle ilgili araştırmalar arttıkça bu mikrobesinlerin sağlığın sürdürülmesi ve çeşitli hastalıklarla savaşmadaki rollerini daha iyi anlamamız mümkün oluyor. Tamamı için tıklayın >>Antioksidanlar 08.01.2004
Antioksidanlara verilen önem genel sağlığa olumlu katkıları nedeniyle giderek artıyor. Tamamı için tıklayın >>Besin Takviyeleri Zarar Verir mi? 06.01.2004
Bazı insanlar vitamin, mineral ve diğer besin takviyelerinin zarar verebileceğinden korkarlar. Bu tür endişeler besin takviyeleri hakkında bilgisi olmayan sağlık personeli için de geçerlidir. İşin aslı sadece birkaç vitamin ve mineralin toksik seviyeleri vardır. Tamamı için tıklayın >>En İyi Araştırılan Tıbbi Bitkiler 05.01.2004
Herbal (bitkisel) tedavi tarihte kullanılan en eski tedavi şeklidir. Tıbbi bitkiler besinler ve ilaçlar arasında bir geçiş sağlarlar, çünkü besinlerde bulunan vitaminler, mineraller gibi pek çok mikro-besin (micronutrient) maddeyi de içerirler. Tamamı için tıklayın >>
Kanser ilaçları verilme ilkeleri
a) Ayaktan kemoterapi yapılacak kanserli hastalara tedavi protokolünü gösterir ilaç kullanım raporuna dayanılarak kür tanımına uyacak tedavi uygulanıyor ise bir kürlük, kür tanımına uymayan tedavi uygulanıyor ise en fazla 3 aylık dozda ilaç verilebilir. ((c) bendinin birinci fıkrasında bulunan ilaçlar için uzman hekim raporu, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen ilaçlar için ise sağlık kurulu raporu düzenlenecektir.)
Kanser tedavisinde kullanılacak hormonlar ve hormon antagonistleri ile maligniteye bağlı metastatik olgularda kullanılan yardımcı ilaçlar, tedavi protokolünü gösterir ilaç kullanım raporuna dayanılarak 3 aylık dozlarda verilebilir.
b) Sağlık Bakanlığı tarafından, endikasyon dışı kemoterapi kullanımında, tedavi protokolünü ve daha önce uygulanan kemoterapi dahil diğer tedavileri de gösteren tıbbi onkoloji veya çocuk onkolojisi (hematolojik maligniteler için tıbbi onkoloji, çocuk onkolojisi, hematoloji veya çocuk hematolojisi) uzman hekimlerinden birinin bulunduğu sağlık kurulu raporu aranır.
c) Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların bedellerinin ödemesinde aşağıdaki esaslar uygulanacaktır:
1) Tedavi protokolünü gösteren ilaç kullanım raporuna dayanılarak kullanılan ilaçlar: Adriamisin, asparaginaz, bleomisin, busulfan, dakarbazin, daktinomisin, daunorubisin, epirubisin, estramustin, etoposid, fluorourasil, folinik asit, ifosfamid, hidroksiüre, karboplatin, karmustin, klorambusil, lomustin, metotreksat, melfalan, merkaptourin, mesna, mitoksantron, mitomisin, prokarbazin, siklofosfamid, sisplatin, sitozin arabinosid, streptozosin, tamoksifen, tioguanin, tiotepa, vinblastin, vinkristin.
Bu ilaçların endikasyon dışı kullanımı için Sağlık Bakanlığı izni aranmaz.
2) Üç uzman hekim tarafından düzenlenen ve tedavi protokolünü gösterir sağlık kurulu raporuna dayanılarak sadece ruhsatlı endikasyon alanlarında kullanılabilen ilaçlar: Amifostin, anagrelid, anastrazol, bikalutamid, buserelin, dosetaksel,eksemestan, filgrastim, fludarabin, flutamid, fotemustin, FUDR, gemsitabin, goserelin, idarubisin, interferon alfa 2a-2b, irinotekan, kapesitabin, kladribin, klodronat, lenograstim, letrozol, lipozomal doksorubisin, löprolid asetat, medroksiprogesteron asetat, paklitaksel, pamidronat, pemetreksed, pentostatin, raltidreksed, oksaliplatin, siproteron asetat, tegafur-urasil, topotekan, tretinoin, triptorelin asetat, vinorelbin, (vinorelbin tartaratın oral formları kür protokolünde belirtilmesi ve tedaviye enjektabl form ile başlanması şartıyla tedavinin 8 inci günü oral formları maksimum 120 mg/21 gün dozda kullanılır.) zolendronik asit.İbandronik Asit.
3) Tıbbi onkoloji, çocuk onkolojisi, hematoloji veya çocuk hematolojisi uzman hekimlerinin bulunduğu hastanelerde bu uzman hekimlerden en az birinin yer aldığı, bu uzman hekimlerden hiçbirinin bulunmadığı eğitim ve araştırma hastanelerinde ise hastalıkla ilgili branşlardaki uzman hekimlerce düzenlenmiş ve tedavi protokolünü gösterir sağlık kurulu raporuna dayanılarak sadece ruhsatlı endikasyon alanlarında kullanılabilen ilaçlar; Alemtuzumab, bevasizumab, bortezomib, darbepoetin, eritropoietin alfa-beta, erlotinib, fulvestrant, gefinitib, ibritumomab tiuksetan, interleukin-2, imatinib, imiquimod, okreotid, rituksimab, setuksimab, talidomid, temozolomid, trastuzumab.
Alemtuzumab: Kemik iliği tutulumu gösterir biyopsi sonucuyla, yeterli doz ve sürede alkilleyici ajanlar alan ve fludarabin fosfat kürlerini tamamlayan yada fludarabin temelli kombinasyon rejimlerine kesin olarak dirençli hale gelmiş (Evre III veya Evre IV Kronik Lenfoid Lösemi-KLL) hastalarında hematoloji uzman hekiminin yer aldığı sağlık kurulu raporunda belirtilmesi şartıyla, sekiz haftalık tedaviyle cevap alınması durumunda raporda belirtilmesi koşuluyla tedavinin on iki haftaya kadar uzatılabilmesi, cevap alınamaması durumunda ise tedavinin sekiz haftayla sınırlandırılması, bu rapora istinaden hematoloji veya tıbbi onkoloji uzman hekimlerince reçete edilebilir.
Fulvestrant: Doğal veya yapay postmenapozal kadınlarda, lokal veya metastaz yapmış hormon reseptör pozitif meme kanserinde, endokrin tedaviden (anastrozol, tamoksifen) sonra ilerlemeye devam etmiş hastalarda, hazırlanan raporda bunların belirtilmesi koşuluyla reçete edilebilir.
Kanser tedavisindeki ilaç kullanım raporlarında tedavi protokolü ve teşhise esas teşkil eden patoloji veya sitoloji raporunun merkezi, tarihi ve numarası, (patoloji veya sitolojik inceleme yapılamamış ise teşhise esas teşkil eden bilgiler içeren bir epikriz) evre veya risk grubu, varsa daha önce uygulanan kemoterapiler bulunmalıdır.
Rituksimab: Nükseden veya kemorezistan CD20 pozitif foliküler lenfoma, diffüz büyük B hücreli lenfoma, mantle hücreli lenfoma teşhisi konmuş hastaların tedavisinde, evre III veya evre IV CD20 pozitif foliküler lenfomalı hastalarda CVP (siklofosfomid, vinkristin, prednisolon) tedavisine ek olarak, CD20 pozitif diffüz büyük B hücreli lenfomada CHOP kemoterapi şemasına ek olarak kullanımı endikedir. Yukarıda bahsedilen foliküler lenfoma ve mantle hücreli lenfomada maksimum 8 doza kadar kullanımı halinde geri ödenir. Bu iki durumda rituximab kullanımına cevap veren ancak progresif hastalık gelişen vakalarda ilave olarak 4 doz daha kullanılabilir. CD20 pozitif diffüz büyük B hücreli lenfomada maksimum 8 doza kadar geri ödenir.
İbritumomab tiuksetan: terapötik rejiminin bir parçası olarak kullanıldığında maksimum iki doza kadar geri ödenir.
Imatinib: Tıbbi onkoloji veya hematoloji uzman hekimlerinden biri tarafından düzenlenen en fazla 6 ay süreli ilaç kullanım raporu ile bu uzman hekimler tarafından reçete edilir.
Oktreotid ve lanreotid: akromegali tedavisinde endokrinoloji ve metabolizma uzman hekimlerince reçete edilir.
Temozolomid: Radyoterapi ile birlikte ve/veya sonrası kullanımında radyasyon onkolojisi uzman hekiminin bulunduğu sağlık kurulu raporuna dayanılarak reçete edilir.
4) Yukarıda isimleri veya endikasyonu belirtilmeyen kemoterapi ilaçlarının ödemesinde bu bendin 3. fıkra hükümleri uygulanır.
5) Söz konusu ilaçların yatan hastalar için reçete edilmek suretiyle hastane dışından temin edilmesi halinde de bu hükümler geçerlidir.
Osteoporozda ilaç kullanım ilkeleriİlaç kullanım raporuna dayanılarak reçete edilirler. Aşağıdaki hasta gruplarında bifosfonatların veya diğer osteoporoz ilaçların (raloksifen, calcitonin, stronsiyum ranelat) kullanımında raporda tedavi süresi belirtilir, omurgadan ve femurdan yapılan tetkiklerle ilgili KMY ölçümünün bir örneği reçeteye eklenir. Rapor süresi 1 yıldır. Bu grup ilaçların birlikte kombine kullanımı halinde sadece birinin bedeli ödenir.
Aktif D vitaminleri osteoporoz teşhisinde ödenmez.
A. Senil, postmenopozal ve cerrahi menapoza bağlı osteoporozda:
1) Osteoporotik patolojik kırık bulunan ve lomber bölgeden posteroanterior veya lateral yapılan kemik mineral yoğunluk (KMY) ölçümünde L1–4 veya femoral bölgeden yapılan KMY ölçümünde “T” değerlerinden herhangi birinin -1 veya daha düşük olduğu hastalarda,
2) Lomber bölgeden posteroanterior veya lateral yapılan KMY ölçümünde L1–4 veya femoral bölgeden yapılan femur total veya femur boynu KMY ölçümünde “T” değerlerinden herhangi birinin -2,5 veya daha düşük olduğu hastalarda,
ilaç kullanım raporuna dayanılarak reçete edilir.
B. Senil, postmenopozal ve cerrahi menapoza bağlı osteopenide (T-skorunun -1 ile
-2.5 arasında olması)
Aşağıdaki hasta gruplarında bifosfonatların veya diğer osteoporoz ilaçların (raloksifen, stronsiyum ranelat) kullanımında raporda tedavi süresi belirtilir, omurgadan ve femurdan yapılan tetkiklerle ilgili KMY ölçümünün bir örneği ile belirlenen hastalıklara ait raporun bir örneği reçeteye eklenir.
Romatoid artrit, çölyak hastalığı, kronik inflamatuar barsak hastalığı (Crohn Hastalığı veya Ülseratif Kolit), ankilozan spondilit, hipertiroidi, hipogonadizm, hipopituitarizm, anoreksia nevroza, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, tip I diyabet, uzun süreli (en az 3 ay) ve > 5mg/gün sistemik kortikosteroid kullanımı veya organ nakli uygulanmış hastalara sağlık kurulu raporuna dayanılarak reçete edilir.
C. Sudek atrofisinde:
Altı ay boyunca uygulanan standart tedavilere (analjezik, fizyoterapi) rağmen yeterli cevap alınamadığının ve lokal kırığın raporda belirtilmesi halinde ilaç kullanım raporuna dayanılarak reçete edilir.
Yukarıda belirtilen durumlar için düzenlenen raporların süresi 1 (bir) yıldır. Osteoporozda ilaç tedavisi son 6 ay içinde yapılan KMY ölçümüyle planlanır. Ölçüm en erken 1 yıl sonra tekrar edilebilir ve yılda bir defadan daha sık yapılamaz. 75 yaş ve üzerindeki hastalarda KMY ölçümüne gerek yoktur. KMY ölçümü bir kalçasında protez olan hastada diğer kalçadan, her iki kalçasında da protez olan hastada vertebradan yapılabilir.
Söz konusu ilaçların yatan hastalar için reçete edilmek suretiyle hastane dışından temin edilmesi halinde de bu hükümler geçerlidir.
| ANA SAYFA | KASAD-D Nedir? | FAALİYETLER | DUYURULAR | İLETİŞİM |
Kasad-d Kadın Sağlıkçılar Dayanışma Derneği
Dernek Başkanı: Op.Dr.Gülhan CENGİZ